18 Ağustos 2012 Cumartesi

kansas is going bye bye*

#burak b. - bugün uzun zamandır yapmadığım şeyi tekrar yapıyorum, mutsuzum ama keyfim yerinde

#burak b. aylar aylar sonra bindiğim minibüste cebimden paramı çekip alacaklar diye ne tırstım

#burak b. - saray simit 1 lira olmuş. bakırköy meydandan bildirdim

#burak b. - beğenilmesini istediğim şeyler ilgi çekmiyor da başka şeyler ilgi çekiyor ben ona üzülüyorum

#burak b. - budala, tutunamayanlar, kara istanbul, binbir gece mektupları, yüzyıllık yalnızlık. aynı anda 5 kitabı okuyamıyorum

#burak b. - doğum günümde "okulda bitti mezun sifati ulastin her sey gonlunce oldugu bir yas olsun" diyen eski sevgili bu ne memem türkçe

#burak b. - bakırköy d&r'da hiç yeni 5 tl'lik kitap yok imiş (can yayınları'nın d&r kampanyasını kastediyor)

burak b. - itinayla tren beklenir, 15 yıllık anılar canlanır. istikamet samatya

burak b. kapak toplama kampanyasını destekliyorum ama arkadaş kapak yerine koca pet şişeyi toplasak daha çevreci olmaz mıyız!

burak b. - iletişim, can ve ayrıntı yayınları'nın yanına bir dördüncü yayıncı koyamıyorum. yky yahut iş bankası plase olabilir

burak b. - sen açık giymişler diye onlara bakıyorsun, onlar öcü görmüş gibi sana bakıyorlar

burak b. - beyaz gömleği üstünde r.madrid arması gibi arma olan adamlar sizi hiç sevemedim

burak b. - ‎"do u know english?"e verilecek en güzel cevap şüphesiz ki "sure, i do know"dur

burak b. - ‎"kansas is going bye bye" ve "let gonebyes be gonebyes" ingilizcedeki en güzel deyimlerdir. trenden bildirdim

burak b. - yağmurlu bir sonbaharda ben, mamoru, peter ve sanırım doğan tren bekliyorduk en son. doğan o trene bindi, biz bekliyoruz hala (burada tren beklemek gerçek manasında, trene binmek eylemi ise mecazen kullanılmıştır)

burak b. - var ol samatya, yok ol kentsel dönüşüm

burak b. - birinin peşine takılıyorum, beğenmediğim bir yöne giderse bırakıp başka birini takip ediyorum, bu böyle gidiyor

burak b. - işportadan alışveriş yapmadığım için tezgahlarına da bakmıyorum ümit vermemek adına. aslında baksam ya

burak b. - öykülerimin ana mekanı cankurtaran'dayım. iki köşesi boyunca dönen penceresi olan bir bina görüyorum

burak b. - trenden ilk inen insan benim, bundan büyük mutluluk olabilir mi. filmimin bir kısmını çektiğim sirkeci'den bildirdim (yıllar evvel çektiği kısa filmi kastediyor)

burak b. - biraz dinlenip cağalolu'na ayrıntı yayınları'na gidip chuck palahnuik'den (doğrusu palahniuk) dövüş kulübü'nü alıcam %40 indirimle

burak b. - ‎
- okuyo musun?
+ (kendinden emin) yok abi öğretmenim.
- (kuşku dolu bakışlar) nerede?
+ (üzgün bir ifadeyle) henüz başlamadım

burak b. - o kadar aradım lakin bulamadım, resmen moralim bozuldu (ayrıntı yayınları'nı kastediyor)

burak b. - adam fluence'ı taksi yapmış görüyon mu öziiii. (özlem'le arasındaki fluence muhabbetine gönderme yapıyor) ich bin in der grande bazaare. (az bildiği almanca'yı kullanma çabası içerisinde) efil efil valla

büşra b. u. - benden başka üşenmeden hepsini okuyan yoktur bence karegömlek ;) (burak b.'ye karegömlek yakıştırması yapıyor)

burak b. - en azından istanbul modern akşam 8'e kadar açıkmış ve de ücretsiz

burak b. - yuh, sağlı sollu eminönü'ne inerken ta ticaret üniversitesi'nden çıktım resmen

burak b. - isimlerimiz birbirine benzediği için henüz yeni fark ettim yorumunu, bir kişi bir kişidir (büşra b. u.'nun yorumuna karşılık olarak)

burak b. - tophane durağını kaçırdım, resmen farkında değildim. sorry, no problem, thank u'lar arasında indim fındıklı'da

burak b. - kıyıya demirleyen gemiyi bina sandım resmen. istanbul'da yaşayıp hala böyle şeylere şaşıran insanım

burak b. - evet belki yarın beni müze yönetimi yüksek lisansı'na kabul etmeyeceksiniz ama ben müzeleri seviyorum (yarın olmasına rağmen henüz sonuçlar açıklanmadı) (kabul edildim)

burak b. geçen sene tam burada yolda kaldığını söyleyip para isteyen iki teyze size para vermediğim için hala pişmanım

burak b. - bir müddet ara, müze'de 50 dakka (güzel bir müze sloganı bulduğunu çok sonra fark ediyor)

pelin b. - hepsini ben de okudum belirteyim dedim ve beni de müzeye götür

burak b. - neş'e erdok - paper mister. muntazam bir güzellik

burak b. ramazan bayrakoğlu the portraid of alexandra maria lara. pelin zaten sana yakında bir mesaj atıcam sergiyle ilgili

pelin b. - beklemekteyim

burak b. ah burhan doğançay amcam, yeminle olmuyor, seri üretime bağlamışsın bir de

burak b. - kutluğ ataman'a haksızlık ediyormuşum sevgili pelinello. (geçmişte pelin b. ile söyleşirken laf attığı kutluğ ataman'dan af dilercesine) serginin 'after yesterday' kısmı hayallerimi aştı

burak b. - beşiktaş'ta yemek yeme vaktidir, iyi de acıktım ama

burak b. - kabalcı kitabevi'nin yanından geçerken aklıma düştün yine sevgili hitchhiker's guide to the galaxy (romanın basımcısı kabalcı yayınevi)

turgut ö. - ben okumadı

turgut ö. - m

burak b. - mamoru (turgut ö.): tl dr (too long, didnt read)
burak: bilmediğin numara yunus(peter)'a aitmiş (yunus'un isteği üzerine mamoru'ya bilgi veriyor)

burak b. - ogün olsaydı otururduk bir bara, soğuk soğuk ice tea şeftali

burak b. - ömer olsaydı sohbet, muhabbet sonra biraz da kitap

burak b. - doğan olsaydı ben doğan'ı istemezdim zaten (tarafından bin kez ekilen arkadaşına sitem ediyor)

ogün t. - okuyup okumadığımı bu yolla kontrol etmen hiç hoş değil karrşim :d

burak b. - beşiktaş ışıklarda beni facebook'ta arkadaşlıktan çıkaran birini gördüm ama görmezlikten geldim. tersim pistir

burak b. - greenpeace girl: okuyo musun?
ben: öğretmenim
g: yaaaa
b: sen?
g: radyo tv
b: okumak daha güzeldi
g: şayet param olsaydı

burak b. - o kadar emindim ki aktarma basacağıma ama olmadı, tak diye 1 tl'yi çekti aldı

burak b. - al işte 1 lira da metrobüse. herhalde 1,75 bassam intihar ederim

burak b. - ‎"metrobüste ayaktayken minimum enerjiyle maksimum yolculuk" isminde bir kitap çıkarsam yok satarım, anlıyor musun, yok

burak b. - ‎2023'de dahi kulaklıktan yüksek sesle müzik dinleyip çevresindekileri rahatsız edecek ahmaklar olacaktır

burak b. - sol ayağım sekiyor, bu ne yorgunluk

burak b. - bugün uzun zamandır yapmadığım şeyi tekrar yaptım, hala mutsuzum ama bu neyi değiştirir

feyzullah a. - mutlu olman için sana bir şans vermiştim oysa (akşam için söz verip yetişemediğimi kastediyor)

yunus e. s. - yine mala bağlanmış karşim

*atı alan üsküdar'ı geçti

Hiç yorum yok: